Sandras Etkinligi

Etkinlik Anıları
             UMUT AĞAC
 
           Sandras dağlarının kuzeyinde, Denizli-Muğla il sınırında, “Eskere ovasının” ortasında, “Akçay”‘ın yanında, kurulmuş Beyağaç ilçesinde, Pakdos derneği olarak 8 yıldır her ilkbaharda çadırlı kamp yapıyoruz.
          9 Haziran’da 18 kişilik ekibimiz Akçay’ın kenarında sabah kahvaltısını yaptıktan sonra, Denizli’ye 120, Beyağaç’a 16 km uzaklıktaki Karagöl’e ulaştı. 1334 rakımda, 10 hektarlık alanı kaplayan, yağmur ve kar sularından beslenen, yazın kuruyan Karagöl’ün etrafında, 1000 yaşında yüzlerce karaçam var. 10 km uzaklıktaki çiçek baba karlı zirvesinin. karagöle yansıması muhteşem bir tablo oluşturur. Bu manzarada fotoğraf çekmemek olmazdı.
Fotoğraflarımızı çekip çadırlarımızı kurduktan sonra yürüyüş ve tanıma amaçlı “Gökçay”‘a ulaşmak için gölün etrafında yürürken, başıboş koşan yılkı atları ve öten angıt(angut) kuşları yörede yalnız olmadığımızı söylüyordu. Eskere ovasında “Akçay” adını alan dere, Muğla-Denizli hududunu geçerek, kemer barajına dökülüyor.
           Akşam “kamp ateşi”’nin etrafında şaraplarımızı yudumlarken, değerli hukukçu Ali Serin’in güzel sesinden Ege türküleri dinledik. Ali Beyin türküleri de, Beyağaç’ın doğası gibi bizleri zenginleştirdi, çoşturdu.
Gölün üzerinde sabah, görsel bir şölen oluşturan “sis”’in fotoğrafını çekmek isteyenler saat 5:30‘da ayakta idi. Çam ormanlarının bol oksijeni iliklerlimize kadar hepimizi dinlendirmişti, bu nedenle erken kalkmak zor olmadı. Çıktığımız tepede, gölün üzerinde unutulmaz manzaralar yakaladık.
              Sabah kahvaltısından sonra “topuklu yaylası”nda, Kartal Gölüne giden yolun bozuk olduğunu öğrendik. Yaya olarak Kartal Gölüne tırmanırken, 1700-2000’li rakımlarda, “Kartal Gölü Tabiatı Koruma Alanı”nı da içine alan 1309 hektarlık, 1. derecede sit alanını geçtik. Burada 1214 yaşındaki karaçam ile hepimiz hatıra fotoğrafı çektirdik. Ak saçlı bilgeler gibi tepeleri ağarmış ağaçlar, bizi Osmanlı imparatorluğunun kurulma tarihinden 500 yıl öncesine götürdü. Anıt ağacının oyuğunda yetişmiş, “umut Ağacı“ ile fotoğraf çektirirken; İsmini koyan ve bu yöreyi bize ilk tanıtan, Zeki Akakca’ya teşekkür etmeyi unutmadık.
           Fotoğraf çekmeyen arkadaşlar Kartal Gölüne varmıştı. 1903 rakımda, bir hektarlık alanı kaplayan göl, adını yörede yaşayan kartallardan almakta.
Gölde çift başlı altın kartal heykelini boşuna arayan definecilerin kazdığı çukurlar belli oluyordu. Eriyen kar sularından içtikten sonra, ekipten 14 arkadaş, 2294 metrelik Sandras dağlarının zirvesi “Çiçek baba”ya tırmandık. Çiçek bolluğu ve güzelliğinden yerlere basmaya korktuk. Karla kaplı bölgeyi geçtikten sonra, muhteşem bir manzara bizi bekliyordu.
Dalyan, İztuzu plajı, Köyceğiz gölü, Gökova körfezi ve Ege denizini çıplak gözle seyretmeye doyamadık. Zirvede karlı pekmezi yiyip dönerken yolda Halil Dağdaş: Her yıl ağustos aynın son Perşembe günü yapılan “Eren Günü” şenliklerini anlatı. Herkesin umutla dilek tutup kurban kestiği, mistik tören ve batı toroslardaki Yörük göçebe kültürü yeniden gözümüzde canlandı.
           Aracımıza bindiğimizde: Tatlı bir yorgunluk, huzur, ayrıcalıklı olma hissi, dinginlik ve memnuniyet duygusu, oksijenden kızarmış tüm yüzlerde hissediliyordu.
       Yazı  : ALİ KOYUNCU
Fotoğraf : Önder GÜMÜŞ

1 thought on “Sandras Etkinligi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir